Web sitemiz, daha iyi bir deneyim için çerezler kullanmaktadır. Kullanımı kabul ediyorsanız, 'Kabul Et' butonuna tıklayın.
24 Şubat 2026
ANAOKULLARINA YÖNETİCİ GÖREVLENDİRMESİNDE KISMİ DÜZENLEME, YENİ BİR SORUNUN KAPISINI AÇMIŞTIR
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 30 Ocak 2026 tarihli, 33153 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, anaokullarına yönetici görevlendirilmesi hususunda sahada uzun süredir devam eden bir tartışmayı yeniden gündeme taşımıştır.
Bilindiği üzere sendikamız tarafından 04/02/2026 tarihli ve 2026/22 sayılı resmi yazı ile Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunularak; anaokullarına yönetici görevlendirmelerinde alan dışı atamaların tamamen kaldırılması ve bu kurumlara yalnızca okul öncesi öğretmenliği alanından yönetici görevlendirilmesi yönünde açık, net ve yoruma kapalı bir düzenleme yapılması talep edilmiştir.
Yapılan son değişiklik, ilk bakışta bu talebe yönelik bir sınırlama getirilmiş izlenimi oluştursa da uygulamada ortaya çıkan tablo, düzenlemenin sorunu çözmek yerine yeni bir belirsizlik alanı oluşturduğunu göstermektedir.
Bugün sahadan sendikamıza ulaşan geri bildirimler açıkça göstermektedir ki;
Bir eğitim bölgesinde anaokuluna yönetici olarak görevlendirilecek okul öncesi öğretmeni bulunmaması hâlinde, sınıf öğretmenlerinin bu kurumlara yönetici olarak görevlendirilebilmesinin önü hâlen açık tutulmaktadır.
Tam da bu noktada okul öncesi öğretmenlerimizin haklı bir sorusu bulunmaktadır:
Bugün geçici bir çözüm olarak yapılan bu görevlendirmeler, yarın kalıcı bir hak kaybına dönüşmeyecek midir?
Çünkü eğitim sistemimizde farklı okul türleri için yönetici görevlendirmelerinde alan temelli yaklaşım esas alınmaktadır. Fen liselerine yalnızca ilgili alan öğretmenlerinin, sosyal bilimler liselerine kendi branş öğretmenlerinin, güzel sanatlar liselerine yine alan öğretmenlerinin yönetici olarak görevlendirilmesi bir zorunluluk olarak düzenlenmişken; erken çocukluk eğitiminin yürütüldüğü anaokullarında bu ilkenin esnetilmesi pedagojik açıdan ciddi bir tutarsızlık doğurmaktadır.
Nasıl ki bir okul öncesi öğretmeni fen lisesine yönetici olarak görevlendirilemiyorsa, başka bir branştan öğretmenin de anaokuluna yönetici olarak görevlendirilmesi eğitim biliminin temel ilkeleriyle açıklanamaz.
Erken çocukluk eğitimi; yalnızca bir öğretim süreci değil, aynı zamanda gelişimsel, psikososyal ve pedagojik açıdan yüksek düzeyde uzmanlık gerektiren bir eğitim alanıdır. Bu kurumların yönetim süreçlerinin de aynı uzmanlık alanından gelen eğitimciler tarafından yürütülmesi, mesleki bir beklentinin ötesinde, çocukların üstün yararının korunması açısından bir zorunluluktur.
Bu nedenle yapılan son düzenleme sendikamız açısından ancak kısmi bir çözüm niteliği taşımaktadır.
Anaokullarına yönetici görevlendirmelerinde alan dışı atamaların tamamen önüne geçilmesini sağlayacak, eşitlik ilkesini zedelemeyen ve pedagojik bütünlüğü esas alan açık bir düzenleme yapılmadığı sürece sahada yaşanan hak kaybı endişeleri ortadan kalkmayacaktır.
Eğitimde niteliğin artırılması, uzmanlaşmanın esas alınması ve erken çocukluk eğitiminin pedagojik bütünlüğünün korunması adına;
Anaokullarına yalnızca okul öncesi öğretmenliği alanından yönetici görevlendirilmesini güvence altına alan yeni bir düzenlemenin hayata geçirilmesi artık bir tercih değil, bir zorunluluktur.
Sendikamız bu talebin takipçisi olmaya devam edecektir.
Mesut BALBAL
Genç Eğitim Sen Genel Başkan Yardımcısı

© Copyright 2025, Tüm hakları saklıdır. UYS