Web sitemiz, daha iyi bir deneyim için çerezler kullanmaktadır. Kullanımı kabul ediyorsanız, 'Kabul Et' butonuna tıklayın.

Eğitim Çalışanlarının Ekonomik Gerçekliği Göz Ardı Edilemez: Seyyanen Zam Tüm Çalışanları Kapsamalıdır

1 Aralık 2025

Son dönemde artan yaşam maliyetleri, kamuda görev yapan tüm çalışanları olduğu gibi eğitim hizmetlerinde görev alan personeli de derinden etkilemektedir. Okullarımızda, kurumlarımızda büyük bir özveriyle çalışan eğitim emekçilerinin reel alım gücü giderek azalmış, ekonomik sıkıntılar gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir.

Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bazı yönetici ve uzman kadrolarına yönelik maaş iyileştirmeleri içeren teklifin kabul edildiği bilgisi kamuoyuna yansımıştır. Kamu yönetiminin belirli kadrolarını güçlendirmeye yönelik bu tür düzenlemeler elbette önemlidir; ancak eğitim çalışanlarının büyük çoğunluğunun bu iyileştirmelerden kapsam dışı bırakılması, sahadaki gerçeklerle örtüşmemektedir.


Eğitim Çalışanlarının Mevcut Durumu Ciddiyetle Ele Alınmalıdır

Bugün eğitim çalışanlarının önemli bir bölümü, en düşük memur maaşına oldukça yakın ücretlerle görev yapmaktadır. Ayrıca;

  • Ek ders ücretleri uzun yıllardır enflasyon karşısında değer kaybetmiştir.

  • Artan öğrenci sayısı, görev çeşitliliği ve beklentiler nedeniyle eğitim çalışanlarının iş yükü her geçen yıl daha da ağırlaşmaktadır.

  • Eğitim kurumlarının sahadaki ihtiyaçları dikkate alındığında çalışanların mevcut geliri, hem yaşam standartlarını korumakta hem de mesleki motivasyonlarını sürdürmekte yetersiz kalmaktadır.

Tüm bu koşullar, sadece çalışanların değil, eğitim hizmetinin bütününün niteliği açısından da dikkatle değerlendirilmesi gereken bir tabloyu ortaya koymaktadır.


30.000 TL’lik Seyyanen İyileştirme Tüm Eğitim Çalışanlarına Yapılmalıdır

Planlanan 30.000 TL tutarındaki seyyanen iyileştirmenin yalnızca belli kadrolara verilmesi, eğitim hizmetlerinde görev yapan geniş bir çalışan kitlesinde haklı bir beklenti ve kaygı doğurmuştur. Çünkü eğitim çalışanlarının tamamı aynı ekonomik gerçeklerin içindedir.

Bu nedenle seyyanen iyileştirmenin;

➡️ öğretmeninden memuruna, teknikerinden hizmetlisine kadar tüm eğitim çalışanlarını kapsaması,

adil, hakkaniyetli ve kamu hizmetinin doğasına uygun bir yaklaşım olacaktır.

Aksi durumda;

  • İş barışı zedelenmekte,

  • Çalışanlar arasında ücret adaletsizliği derinleşmekte,

  • Kurumsal bağlılık ve motivasyon olumsuz etkilenmektedir.


Yapıcı Bir Çağrı

Sendikamız her zaman olduğu gibi meseleye yapıcı bir bakış açısıyla yaklaşmakta, eleştirilerini çözüm odaklı bir çerçevede dile getirmektedir. Amacımız, eğitim çalışanlarının hak ettiği değeri ve desteği görmesini sağlamaktır.

Bu doğrultuda çağrımız nettir:

? 30.000 TL’lik seyyanen düzenleme, tüm eğitim çalışanlarını kapsayacak şekilde genişletilmelidir.

Bu adım;

✔️ Ekonomik adaleti güçlendirecek,
✔️ İş barışını koruyacak,
✔️ Eğitim hizmetlerinde sürdürülebilirliği destekleyecektir.


Sonuç

Eğitim çalışanları, ülkemizin geleceğini şekillendiren en kritik görevi yürütmektedir. Bu önemli sorumluluğu taşıyan tüm personelin ekonomik koşullarının iyileştirilmesi, sadece bireysel bir hak değil, aynı zamanda eğitime verilen değerin de somut bir göstergesidir.

Bizler, eğitim çalışanlarının sesi olarak; kapsayıcı, adil ve sürdürülebilir bir düzenlemenin hayata geçirilmesini bekliyor ve süreci yakından takip ediyoruz.

Mesut BALBAL
Genç Eğitim Sendikası Genel Başkan Yardımcısı

© Copyright 2025, Tüm hakları saklıdır. UYS