Web sitemiz, daha iyi bir deneyim için çerezler kullanmaktadır. Kullanımı kabul ediyorsanız, 'Kabul Et' butonuna tıklayın.
4 Ocak 2026
Ülkemizde, son yıllarda ekonomik olarak istikrar sağlayamadığı ve enflasyonun yüksek seyrettiği hepimizin malumudur. Resmî veriler bile artık enflasyonun kontrol dışına çıktığını itiraf ediyor. Fiyatlar her çeyrekte değil, neredeyse her ay yeniden belirleniyor. Bu şartlar altında, kamu çalışanlarının geleceğini iki yıllık toplu sözleşmelerle güvence altına almaya çalışmak, pratikte bir anlam ifade etmemektedir.
Artık açık bir gerçek var: İki yıllık toplu sözleşme sistemi, Türkiye’nin bugünkü ekonomik koşullarını karşılamıyor.
Son Dört Yılın Büyük Kayıpları
Memur ve memur emeklileri, özellikle son dört yılda tarihin en ağır alım gücü kaybını yaşadı. Enflasyonun sürekli yukarı yönlü revize edildiği bir dönemde, iki yıllık toplu sözleşme öngörüleri daha ilk yılın ortasında hükmünü yitiriyor.
Bu tablo, mevcut pazarlık sisteminin memuru koruyamadığını, korumasının da fiilen mümkün olmadığını gösteriyor.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, bütçe kanunlarının yıllık olduğunu açık bir hükümle belirlemiştir. Ülkemizde mali yıl ile takvim yılı aynıdır; devletin tüm harcama yetkisi TBMM tarafından her yıl yeniden verilir.
Türkiye’de kamu maliyesi yıllık esas üzerine kuruludur. Devletin tüm harcama yetkisi TBMM tarafından her yıl yeniden verilir. Anayasa Mahkemesi ise onlarca kararında şu ilkeyi ısrarla vurgulamıştır:
Toplu Sözleşme de Aynı İlkeye Tabi Olmalıdır
Toplu sözleşme hükümleri doğrudan kamu bütçesine yük getiren mali düzenlemelerdir. Dolayısıyla, iki yıllık toplu sözleşme sistemi hem mali yıl düzeniyle hem de Anayasa’nın bütçe ilkeleriyle çelişmektedir.
İkinci yıl için öngörülen mali haklar, TBMM yeni bir karar almadan yürürlüğe girmekte; böylece Meclis’in yıllık bütçe yetkisi dolaylı biçimde sınırlanmaktadır. Bu durum, Anayasa’nın anayasanın öngördüğü “yıllık ilkesi” ile uyumsuzdur.
Bu nedenle toplu sözleşmenin bütçe gibi yıldan yıla yapılması, hem hukuki hem ekonomik bir zorunluluktur.
Türkiye’de ekonomik göstergeler aylar içinde bile değişirken, alınacak maaşların ve mali hakların iki yılda bir güncellenmesi memur ve memur emeklilerini yoksulluğa sevk etmektedir.
Toplu sözleşme süreci yıldan yıla yürütülmeli; memurun mali hakları her yıl ekonomik koşullara göre güncellenmelidir.
Bu değişim artık şart olmuştur. Hem de bir an önce.
Oktay GÜVENER
© Copyright 2025, Tüm hakları saklıdır. UYS